Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle:
“Sevgili Ankaralılar, AK Parti Ankara İl Teşkilatımızın kıymetli mensupları, değerli yol ve dava arkadaşlarım, istikbalimizin teminatı, sevgili gençler hanımefendiler, beyefendiler, sizleri en kalpli duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Bu sevdanın adı Ankara programında sizlerle beraber olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Babalar gününün ertesinde sizleri bir araya getiren hasbihal etmemize, kucaklaşmamıza vesile olan Ankara İl Başkanlığımıza teşekkür ediyorum.
Sizlerin vasıtasıyla Ankara'mızın yirmi beş ilçesindeki bin dört yüz yirmi yedi mahallesindeki vatandaşlarıma buradan selamlarımı sevgilerimi gönderiyorum. Salonlara sığmayan şu coşkunuz, şu tutkunuz, şu sevdanız için sizlere ayrı ayrı teşekkürlerimi iletiyorum. Ankara'nın kalbi bugün bu salonda atıyor. Ankara'nın sesi bugün burada yankılanıyor. Heyecan burada. Insanımıza hizmet aşkı burada. Millet ve memleket sevdası istiklal ve istikbal davası işte burada. Hepinize maşallah. Barekallah diyorum.
Rabbim birliğimizi, dirliğimizi daim eylesin. Rabbim son nefesimize kadar birlikte yol yürümeyi birbirimize yoldaşlık, gönüldaşlık etmeyi bizlere nasip eylesin. Sizin gibi hasbi ve samimi yol arkadaşlarını şahsıma nasip eden Cenabı Allah'a sonsuz şükürler olsun.
İl ve ilçe teşkilatlarımızdan kadın ve gençlik kollarımıza Ankara'mızın her kademesinde bu davaya gönül veren bu yürüyüşe eşlik eden emeğini gayretini, duasını ve desteğini bizlerle esirgemeyen her bir kardeşime buradan şükranlarımı sunuyorum. Ankara Teşkilatımız için de AK Parti'nin Türkiye'ye dünyaya ve insanlığa yeni sözler söylemesinde katkısı olup da dar bekaya irtihal etmiş tüm kardeşlerimize yüce Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Rabbim kabirlerine nur, mekanlarını inşallah cennet eylesin diyorum.
Değerli kardeşlerim, değerli yol arkadaşlarım, bu sene biliyorsunuz partimizin kuruluşunun yirmi beşinci yılını idrak ediyoruz. Ağustos ortasında inşallah bize hareketimize ve mücadelemize yakışan bir programla yirmi beşinci yaşımızı büyük bir coşkuyla kutlayacağız. Ankara bu partinin milletin gönlüne düşmesinden kuruluşuna emeklisine sürecinden iktidara gelişine kadar her aşamasına kadar bizzat şahitlik etmiştir.
AK Parti'yi biz Ankara'da kurduk. Ankaralı kardeşlerimizin hayır dualarıyla büyüttük. Bakınız partimizi kurarken hemen hiç kimse ülkemizin bu kadar kısa sürede büyük mesafeler alacağını düşünmüyordu.
Türkiye'nin eğitim, sağlık, adalet, emniyet, ulaşım, ekonomi, dış politika, turizm gibi alanlarda bu kadar kısa sürede büyük hamleler yapabileceğine ihtimal vermiyordu. Ankara'nın lokomotifliğini üstlendiği savunma sanayinde ülkemizin başarı hikayesi yazabileceğine çok az kimse inanıyordu. Iracatımızı otuz altı milyar dolardan iki yüz yetmiş beş milyar dolar seviyesine turizm gelinimizi on iki virgül dört milyar dolardan altmış beş milyar dolar seviyesine savunma iracatımızı iki yüz kırk sekiz milyon dolardan on bir milyar dolar seviyesine milli gelirimizi iki yüz otuz altı milyar dolardan bir virgül altı trilyon dolara çıkaracağız desen hayal tacirliği yapmakla itham edilirdik.
Türkiye'yi önce bölgesel bir güç sonra da küresel siyasetin oyun kurucusu yapacağımızı söylesek hayalperest olmakla suçlanırdık. Kardeşlerim ama biz bundan yirmi beş sene önce tahayyül dahi edilemeyen tasavvur dahi edilemeyen büyük bir kalkınma hamlesine imza attık. Hayalleri hedefleri hedefleri de tek tek gerçeklere dönüştürdük.
Köklü reformlarımızla sessiz devrimlerimizle merhum Özal'ın o meşhur ifadesiyle Türkiye'ye çağ atlattık. Ankara'nın desteğiyle tüm Türkiye'ye aziz milletimizin her ferdine hizmet etmenin kıvancını yaşadık. Bir yandan ülkemizdeki hizmet standartlarını yükseltirken diğer yandan vatandaşlarımızın beklentilerini çok daha ileri seviyelere taşıdık.
Böylece yüz üç yıllık Cumhuriyetimizin en başarılı kadrosu olarak adımızı hem milletimizin kalbine hem de tarihe şanla şerefle nakşettirdik. Gençler ben de sizlere aşığım. Siz de bu yolları yürüdük.
Sizlerin huzurunda şükran duygusuyla ifade etmek istiyorum. Anadolu'nun kalbinde yer alan Ankara bizim bu kutlu mücadelemize her zaman güçlü şekilde omuz veren şehirlerimizden biri olmuştur. Bu buluşma vesilesiyle Ankaralı vatandaşlarımla birlikte teşkilatımıza, milletvekillerimize il ilçe başkanlarımızdan yöneticilerimize belediye başkanlarımızdan belediye meclis üyelerimize mahalle temsilcilerimize kadar herkese bizlere sahip çıktıkları için Türkiye'nin kalkınma ve demokrasi mücadelesine destek verdikleri için teşekkür ediyorum.
Ankara'nın yoldaşlığını çok ama çok önemsiyoruz. Ankara'nın muhabbetine, vefasına bize mücadele arkadaşlığı yapmasına çok büyük önem veriyoruz. Çünkü Ankara sıradan bir başkent değildir.
Şahsiyet sahibi bir şehirdir. Ankara istiklal harbini yürüten milli direnişi zafere erdiren bir şehirdir. Yesevi dervişlerini ağırlayan sınırları Türkistan'dan Avrupa'nın içlerine uzanan muazzam bir coğrafyanın manevi başkentlerinden biridir. Ankara bu topraklar üzerinde hesabı olanların planlarını tuzaklarını oyunlarını boşa çıkaran büyük bir milletin gözbebeğidir. Dedeleri Fethi Mübiğ'ine koşan istiklal harbinde vatanını savunan Ankaralılar on beş Temmuz gecesi de milletimizin istikbaline sahip çıkmıştır.
Külliye'de mecliste il emniyet müdürlüğünde gölbaşında kahraman kazandı. Ve daha nice yerde. O gece yaşananları unutmadık.
Göğsünü kurşunlara siper eden Ankaralı yiğitlerin direnişini unutmadık. Bir yıllık hasadını ülkesi için bir gecede ateşe veren Ankaralı çiftçilerimizin fedakarlığını unutmadık. Çağrımız üzerine meydanlara koşup çıplak elleriyle darbeyi engelleyen kardeşlerimizin destanını unutmadık.
Ankara'nın bu yönü değişmez Ankaralıların bu cesareti, bu dirayeti, bu kahramanlığı milletimizin hafızasından asla silinmez ve silinmeyecektir. Değerli kardeşlerim, böyle bir şehre hizmet etmeyi, bu güzel şehri eser ve hizmet siyasetimizle nakış nakış dokunmayı şeref sayıyoruz. Siyasi rakiplerimiz gece gündüz koltuk kavgası verirken biz iktidar ve ittifak olarak Türkiye'yi geleceği hazırlamanın mücadelesini veriyoruz.
Biliyorsunuz Ankara'mız bu sene önemli zirvelere ev sahipliği yapacak. Yedi sekiz Temmuz'da NATO otuz altıncı devlet ve hükümet başkanları toplantısını Ankara'da düzenleyeceğiz. Aralarında Amerikan Başkanı Sayın Trump'ın da olduğu çok sayıda lideri başkentimizde zirve vesilesiyle misafir edeceğiz.
Sonbaharda aile meclisimiz olan Türk Devletleri Teşkilatı zirvesi yine Ankara'da gerçekleşecek. Türk dünyasının kalbi inşallah Ankara'da atacak. Inşallah bu sene Ankara'nın uluslararası görünürlüğü hiç olmadığı kadar artacak.
Başkentimiz küresel diplomasinin merkezi olarak adından söz ettirecek. Bununla ilgili hazırlıklarımızı yoğun bir şekilde sürdürüyoruz. Geçen hafta Ankara'mıza bir eser daha kazandırmanın gururunu yaşadık.
Bin dokuz yüz otuz üç yılında Gazi Mustafa Kemal'in emriyle inşa edilen ve uzun yıllar askeri havacılığın üssü olan Ankara Havalimanı'nı tekrar ihya ettik. İlk etapta NATO zirvesi için kullanacağımız ardından tüm resmi heyet ziyaretlerinde devletimize hizmet edecek havalimanımız Esenboğa'nın tüm havayolu hem hava karayolu trafiğini rahatlatacak. Ankara Havalimanı genişletilmiş pisti yeni apronları modernize edilmiş altyapısıyla geniş gövdeli uçaklara ve resmi uçuşlarda kolaylık sağlayacak.
Bir kez daha şehrimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Ankara'ya yeni eserler kazandırmaya inşallah devam edeceğiz. Değerli kardeşlerim burada şu vizyon ve ufuk farkını da dikkatinizi özellikle getirmek isterim.
AK Parti olarak bizim siyaset anlayışımız eser ve hizmet üzerine bina edilmiştir. Sorunları halı altına süpür ellerden değil çözmek için çalışanlardan olduk. Su sıkıntısı mı var? Yeni barajları, isale hatları inşa ettik.
Trafik mi sıkıştı? Yeni yollar, yeni metro hatları inşa ettik. Çarpık kentleşme sorunu mu var? Toki'yle modern konutları inşa ettik. Çevreyle ilgili eksikler mi var? Parklarla yeşil alanlarla millet bahçeleriyle şehirlerimizi güzelleştirdik.
Vatandaşımız sağlık hizmeti alırken sıkıntı mı çekiyor? Yeni tesisler, şehir hastaneleri, sağlık merkezleri inşa ettik. Hastanelerimizi en modern cihazlarla donattık. Bu anlayışla Ankara'ya toplam dört trilyon iki yüz seksen milyar liralık yatırım yaptık.
Adalette on dört milyar lira. İnşası devam edenlerle birlikte otuz altı milyar lira. Eğitimde iki yüz otuz altı milyar lira. Gençlik ve sporda elli bir milyar lira. Sosyal yardımlarda iki yüz kırk beş milyar lira. Sağlıkta yapılan ihale ve proje aşamasında olanlar dahil iki yüz yirmi sekiz milyar lira. Çevre ve şehircilikte dokuz yüz dört milyar lira değerinde eser kazandırdık. Ulaştırmada bir trilyon lira. Tarım ve ormanda iki yüz doksan bir milyar lira. Sanayi ve teknolojide yatırım ve destekler olmak üzere toplam iki yüz on yedi milyar lira. Enerjide altı yüz on üç milyar lira. Kültür ve turizmde otuz milyar lira. Çalışma ve sosyal güvenlikte teşviklerle birlikte yüz otuz milyar lirayı bulan hizmet ve projelerle Ankara'nın yanında olduk. Bahane aramadık. Mazeretlere sığınmadık.
Saçma sapan argümanlar bulmaya çalışmadık. Özellikle bizden hizmet bekleyen, bizden trafik çilesine çözüm bulmamızı bekleyen insanlarımızın karşısına ne kadar fazla yol yaparsak trafik o kadar çok sıkışır gibi absürt tezlerle çıkmadık. Değerli kardeşlerim fakat siyaseti vizyonla ve projeyle yapamayanlar bahane üretmede sergiledikleri mahareti sorunlara çözüm üretmekte gösteremediler.
Biliyorsunuz elinde çekiş olan her şeyi çivi olarak görülmüş. Bunların da mazeretten, hamasetten başka cümleleri yok. Çünkü millete sunabilecekleri bir planları yok. Sadece kendilerine değil siyaset kurumuna da zarar veriyorlar. Bakın her zaman söylüyorum. İktidarlarımız döneminde ülkemizin pek çok sorununu çözdük.
Lakin muhalefetin kronikleşmiş vizyon sorununu bir türlü çözemedik. Rahata alışmış muhalefet aktörlerine çalışmayı proje geliştirmeyi hizmet etmeyi maalesef öğretemedik. Dış politika gibi savunma gibi vesayete ve teröre karşı mücadele gibi konularda yerli ve milli duruş sergilemeyi öğretemedik.
Şunu da ifade etmek isterim ki Türkiye'nin muhalefet açığı kapanmak bir yana. Giderek daha fazla büyüyor. Siyaset kurumunun koltuk ve kariyer sevdalılarının elinde düşürüldüğü işler acısı hali gördükçe inanın ülkemiz adına biz üzülüyoruz.
Rakibimiz de olsa muhalefet de olsa Türkiye'nin ikinci Büyük Partisi'nin kavgayla gerilimle anılmasını biz doğru bulmuyoruz. Biz karşımızda iç karışıklıkla mağlul bir muhalefet değil hizmette vizyonda eserde fikirde yarışacağımız bir muhalefet görmek istiyoruz. Kalitemize ve kalibremize uygun bir muhalefet arayışımız dün olduğu gibi bugün de devam etmektedir.
Sevgili Ankaralılar, kıymetli yol arkadaşlarım, biz işimize bakıyor, açtığı gündemimize odaklanıyor, milletin çizdiği rotada ilerlemeye devam ediyoruz. Hiçbir ayrım yapmadan seksen altı milyonun tamamı için çalışıyor. Emeklerimizin karşılığını gördükçe mücadelemize daha bir şevkle sarılıyoruz.
Görüyoruz ki bu mücadelemiz kar topu misali günden güne büyümekte yeni üyelerimizin heyecanıyla güç kazanmaktadır. Ankara İl Teşkilatımız bir milyon elli üç bine ulaşan üye sayısı ile üye kayıt ve teşkilatlanma çalışmalarında örnek bir başarı ortaya koymaktadır. Geçen sene yaptığı yüz altmış iki bin yeni üye kaydıyla Ankara üst üste altı kez Türkiye birincisi olmuştur.
Teşkilat mensuplarımızın partimizin faaliyetlerine katılımını teşvik eden AK Elçiler Projesi'nden çeşitli sosyal sorumluluk projelerine pek çok çalışmayı başarıyla yürüten Ankara İl Teşkilatımızı canı gönülden tebrik ediyorum. Önümüzdeki yaklaşık iki yıllık süre boyunca hiçbir yılgınlığa hiçbir rehavete kapılmamanızı çok daha titiz çok daha azimli çalışmanızı bekliyorum. Mesuliyetimiz büyük.
Yükümüz ağırdır. Türkiye yüzyılına giden yolda unutmayın her insanımızın enerjisine, gayretine, desteğine, duasına ihtiyacımız var. Her birinizin bu şuurla çalışacağına yürekten inanıyorum. Rabbim yol ve dava arkadaşlığımızı inşallah kaim ve kavi eylesin diyorum. Bu güzel buluşmada emeği geçen herkese tekrar teşekkür ediyor. Sizlere sevgilerimi saygılarımı sunuyorum.
Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla.”
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 flynews Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.