Reklam
Tarih : 2026-08-26 11:01:22

Karal: Üretici kazanamıyor, tüketici alamıyor

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Türkiye’de tarım ve gıda alanında yaşanan sorunların artık birbirinden bağımsız başlıklarla açıklanamayacak kadar iç içe geçtiğini belirtti.

Artan girdi maliyetlerinden üreticinin tarladan çekilmesine, plansız üretimden ithalata bağımlılığa, pestisit ve zirai ilaç kalıntılarından taklit ve tağşişe, tavsiye edilen tüketim tarihi geçmiş ürün tartışmalarından gıda denetimine kadar zincirin her halkasında ciddi sorunlar bulunduğunu kaydetti.

Karal, çiftçilerin mazot, gübre, yem, tohum, ilaç ve finansman maliyetleri altında üretmekte zorlandığını belirterek, üretimin azalmasıyla birlikte buğday, mercimek, pirinç ve başka temel ürünlerde ithalatın devreye girdiğini söyledi.

Karal, “Çiftçimiz mazot, gübre, yem, tohum, ilaç ve finansman maliyetleri altında üretmekte zorlanıyor. Üretim azalınca buğdayı, mercimeği, pirinci ve başka temel ürünleri ithal ediyoruz. Üretebildiğimiz ürünlerde ise bu kez pestisit kalıntısını, taklit ve tağşişi, tarihi geçmiş ürünleri ve denetim eksikliklerini konuşuyoruz. Yani üretemediğimizi ithal ediyor, ürettiğimizin de güvenilirliğini tartışıyoruz. Tarımın bir değil, binbir derdi var; üretimde sorun, denetimde sorun, gıda güvenliğinde sorun. Sorunun olmadığı alan neredeyse kalmamış. Bu nasıl tarım politikası?” diye sordu.

Karal, Türkiye’nin güçlü tarımsal potansiyeline rağmen üreticinin geleceğe güvenle bakamadığını, tüketicinin ise sofrasına koyduğu üründen emin olamadığını ifade etti. Karal, tarım politikasının yalnızca “ne kadar ürün üretildiği” üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.

Tarım politikalarının birbirinden kopuk uygulamalarla yürütülemeyeceğini belirten Karal, üretimin ilk aşamasından tüketiciye ulaşıncaya kadar bütün zincirin birlikte ele alınması gerektiğinin altını çizdi.

Bugün çiftçinin sorununun başka, tüketicinin sorununun başka gibi anlatıldığını ancak aslında tüm sorunların aynı zincirin halkaları olduğunu vurgulayan Karal, çiftçinin üretim aşamasında yaşadığı sorunların zaman içerisinde ithalata, fiyatlara, denetime ve tüketicinin sofrasına kadar ulaştığını söyledi.

Karal, “Çiftçi pahalı mazotla, gübreyle, tohumla üretmeye çalışıyor. Kuraklıkla, donla, sulama sorunlarıyla mücadele ediyor. Ürünü para etmeyince bir sonraki yıl ekmek istemiyor. Üretim azalıyor, ithalat devreye giriyor. Diğer taraftan vatandaş markete gittiğinde yüksek fiyatla karşılaşıyor, aldığı ürünü evine götürdüğünde de bu kez ‘Acaba sağlıklı mı, kalıntı var mı, tağşiş yapılmış mı, tarihi geçmiş mi?’ diye düşünmek zorunda kalıyor. Tarımda sorun tarlada başlayıp orada bitmiyor. Üretimde başlayan yanlışlık, ithalata, fiyatlara, denetime ve sonunda vatandaşın sofrasına kadar ulaşıyor. Tarımda komplike bir sorun var.” şeklinde konuştu.

Tarımsal üretimin miktarı kadar sağlıklı ve güvenilir olmasının da önemli olduğunu belirten Karal, son yıllarda kamuoyuna yansıyan pestisit kalıntıları ile taklit ve tağşiş tartışmalarının vatandaşın gıdaya duyduğu güveni zedelediğini söyledi.

“Üretmek yetmiyor, güvenli üretmek zorundayız.” diyen Karal, üretim ile gıda güvenliğinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Karal, “Bir taraftan ithalata bağımlılığı konuşurken diğer taraftan kendi ürettiğimiz sebzede, meyvede zirai ilaç kalıntısını konuşuyoruz. Balda, yağda, ette, süt ürünlerinde, baharatta ve pek çok üründe taklit ve tağşiş iddialarıyla karşılaşıyoruz. Vatandaş aldığı ürünün etiketinde ne yazıyorsa içinde de onun olduğundan emin olmak istiyor. Bu en temel hakkıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

Pestisit kullanımında sorumluluğun yalnızca çiftçiye yüklenemeyeceğini vurgulayan Karal, sadece ihracata gönderilen ürünlerde değil, iç piyasadaki ürünlerde de hasat öncesinden market rafına kadar izlenebilir bir denetim mekanizması kurulması gerektiğini ifade etti.

Türkiye’nin tarım sorunlarının günübirlik müdahalelerle çözülemeyeceğinin altını çizen Karal, üretimden denetime kadar yeni ve bütüncül bir tarım politikasına ihtiyaç olduğunu söyledi.

Tarımda sorunların birbirini besleyen bir zincire dönüştüğünü belirten Karal, mazot, gübre, finansman, üretim, kuraklık, sulama, ithalat ve gıda güvenliği gibi başlıkların birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini kaydetti.

Karal, açıklamasında “Bugün tarımda sorunlar birbirini besleyen bir zincire dönüşmüş durumda. Mazotu konuşuyoruz gübre, gübreyi konuşuyoruz finansman, üretimi konuşuyoruz kuraklık ve sulama karşımıza çıkıyor. Çiftçi üretimden çekilince ithalat, ithalatın ardından da gıda güvenliği gündeme geliyor. Kendi ürettiğimiz üründe pestisiti, taklit ve tağşişi, tarihi geçmiş gıdaları tartışıyor; yeterince üretemediğimizi dışarıdan getiriyoruz.Üretici kazanamıyor, tüketici alamıyor; ithalata bağımlılık artarken sofraya güven azalıyor. Bunların hiçbiri birbirinden bağımsız değil, hepsi yanlış ve günübirlik tarım politikalarının sonucu. Türkiye’nin toprağı da çiftçisi de tecrübesi de var. Yapılması gereken; üretimi planlamak, çiftçiyi desteklemek, ithalata bağımlılığı azaltmak ve tarladan sofraya güvenilirliği sağlayacak güçlü bir denetim sistemi kurmaktır.” dedi.

  Hibya Haber Ajansı

© Copyright 2026 flynews Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.